[ hepsi ] [ comfy / a / v ] [ tek / kultur ] [ b / hell / int ] [ meta ]

/comfy/ - Comfy General

Kibar ol :3
Name
Email
Subject
Comment
File
:
Embed
Password (For file deletion.)

• Youtube, Vocaroo, SoundCloud gibi url'leri embedlayabilirsiniz.

• Kopyaladığınız bir görseli Ctrl+V ile yapıştırabilirsiniz


postlamaya devam edebilirsiniz

File: 1702755890768.jpg (867.55 KB, 3024x4032, pJY5QXp.jpg) ImgOps Exif Google iqdb

 No.4983

* Mounting local filesystems ...
* Configuring kernel parameters ...
* Creating user login records ...
* Wiping rtmp directory ...
* Setting hostname to SICHAN ...
* Bringing up network interface lo ... [ OK ]
* Initializing random number generator ... [ OK ]

INIT: Entering runlevel: 3
* Starting dbus [ OK ]
* Starting bluetooth [ OK ]
* Starting sysklogd ... [ OK ]
* Starting WA Supplicant Daemon ... [ OK ]

Successfully initialized upa_ supplicant
* Starting DHCP Client Daemon ... [ OK ]
* Mounting network filesystems ... [ OK ]
* Starting thermald [ OK ]
* Starting local

This is SICHAN (×86_69 5.10.27) 23:02:33

| SICHAN login:

~ LOGIN AS: r00t
> AUTHENTICATING WITH PUBLIC KEY "KET-ANAHTAR"

 No.4984

File: 1702756120202.jpg (114.02 KB, 698x1050, nef-ima88952.jpg) ImgOps Exif Google iqdb

Bölüm 1: Sonun başlangıcı
Kendimi bildim bileli hiç bir zaman toplumun arasına katılmak konusunda iyi olmadım. Çocukken arkadaşlarım arasında, ilk okulda, lisede veya üniversitede... Hatırlayabildiğim hiç bir anım veya arkadaşım yok. Özel olarak zorbalığa uğrayan biri değildim, ancak manaya sahip bir varlığım da yoktu. Her gün olan olayları boş gözlerle izlemek dışında bir şey yapmazdım. Bu konu hatta defalarca yüzüme vurulmuştu. Lisedeyken kantinde üst sınıflardan bir kaç kişiyle otururken kızlardan biri ne kadar da boş gözlerle bakıyorsun diye sitem etmişti.

Beni diğerlerinden ayıran bir özelliğim yoktu, hiç bir zaman olmadı. Diğerleriyle uyum içinde olmak için herhangi bir şekilde onlara ayak uydurmak zorundaydım. Sporda iyi değildim, sosyal medyadan hayatım boyunca uzak durdum, yakışıklı değilim; hatta tam aksine çirkin sayılırdım, komik değildim ve ağzım laf da yapmıyordu.

Kendimi her zaman için hor gördüm. Çoğunlukla var oluş, hayatın amacı ve insanların evrendeki yeri üzerine düşünürdüm. Bütün bunlar beynimi meşgul edip dışlanmışlık ve yalnızlık düşüncelerini bastırmak için görev görüyorlardı. Bahsedilmeye değer hiç bir şey yoktu. Fark edebileceğiniz gibi öz güveni yüksek biri de olmadım hiç bir zaman için.

Seneler benim için sadece gelip geçiyordu. Ancak belli bir yaşa kadar fark edemediğim bir gerçek belli bir zamanda yüzüme çarptı: ben artık yalnız olmak istemiyordum.

Zaman geçtikçe yalnızlığım daha da çekilmez bir hal aldı. Yalnızlığım arttıkça diğerleri o kadar ulaşılamaz bir hal aldı.

Ta ki.... o malum kişiyle tanışana kadar. Beni kandırıp defalarca hastenede durmama sebep olan o kişiyi ve saflığımın beni ne hale sürüklediğini en son 4 sene önce açtığım bu eski monitörümün dinlemesi umuduyla yazacağım.

 No.4985

File: 1702758508349.png (10.63 KB, 640x480, Cyber_World_location.png) ImgOps Google iqdb

>>4984
Henüz haziran ayının başlangıcıydı. Her zamanki gibi yaz okulundan çıktığım gibi markete gidip bir enerji içeceği satın almıştım ve evin yolunu tutacaktım. Ancak belediye otobüsünün gelmesini beklerken durağın yanından geçen bir kızın ekranına 3 saniyelik bir bakış atmamla birlikte ilgimi bir şey çekmişti. Kız telefonuna eğilmiş şekilde gülümseyerek bir şeyler yazıyordu. Ancak mesajlara baktığımda açık bir şekilde çıplak şekilde boynunda köpek tasması olan kilolu, benim yaşlarımda olduğunu tahmin ettiğim bir çocuğun resmi vardı.

Resmin ne olduğuna emin olmak için kızı arkasından mesafeli bir şekilde takip etmeye başladım, otobüsü kaçırmak umurumda değilidi. Sadece ekranda olan şey beni oldukça meraklandırmıştı. Ekranı izlemeye devam ettikçe daha fazla ayrıntıyı farketmeye başladım.

Çocuk tek başına dizleri üzerinde çökmemişti, etrafında bir kaç kişi vardı. Kadraj dışında olan ancak eteğini görebildiğim bir kız tasmayı tutuyordu. Çocuğun çenesinden aşağıya dökülen kan vardı. Burnundan akan kanlar açık bir şekilde çenesine akmıştı.

Gore videoları her gün gördüğüm, aşina olduğum türden şeylerdi. Beni özel olarak rahatsız etmemişti. Beni asıl rahatsız eden şey kızın bu fotoğraflara bakıp bir şeyler yazmasıydı. Kızın bir an durup "ona ayagını optr :ddd" "ezik" yazdığını gördüm. Bir an için tüylerim diken diken olmuştu. Bu da neydi? Biraz sonra aynı çocuğun bir ayakkabı öperkenki fotoğrafını gördüm.

Artık durumdan tamamen emin olmuştum. Bu bir zorbalık durumuydu. Zavallı piç için üzülmenin yanında, bir an içime bir korku çökmüştü. Kızı takip etmeyi bırakıp geri döndüm ve kimsenin fark etmemiş olmasını umdum.

Bu da neydi diye kendi kendime düşünmeye başladım. O uygulama da neydi öyle? WhatsApp veya Instagram gibi durmuyordu. Benim gibi sosyal medyalardan uzak duran biri için bu uygulama tamamen yabancıydı. Ancak hangi uygulama olursa olsun bir grup konuşmasında bu şekilde davranacak kadar aptal olacaklarını düşünmedim. Uygulamanın kullanıcı arayüzünü aklıma kazımıştım ve bunu daha da derinlemesine araştırmak istedim.

Eve gittiğim gibi internette uygulamanın ismini arayıp durdum. Bunu aramakla ne elde etmek istiyordum emin değildim. Merak ile hareket ediyordum. İnterneti arasam dahi uygulamanın ismini bir türlü bulamamıştım. Vazgeçmek üzereyken gözüme bir haber sitesi ilişti. "Liselerde büyük tehlike, ShareIT uygulaması". Bir ipucu bulma hayaliyle linke tıkladım. Hızlıca bi gözden geçirdikten sonra ShareIT uygulamasının temel olarak insanları bir araya getirmek amacıyla kurulmuş bir platform olduğunu, ancak liseler arasında oldukça popüler olduğunu ve her bir lise hatta sınıf için odalar kurulduğunu ve bu odalarda öğrencilerin hayatlarını etkileyecek şekilde mesajlar atıldığını öğrendim.

 No.4986

File: 1702758573477.jpg (24.03 KB, 736x552, d2ab43b0d25679bbfbb6d5c39c….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>4985
Tereddüt etmeden NoxPlayer emulatorune uygulamayı kurdum ve izinleri sıkıca kontrol ettim. Randomize edilmiş ortam değişkenleriyle anonim olabileceğimi garantiledikten sonra uygulamayı açtım. Ancak karşıma çıkan ekran bir davet kodu girmemi istiyordu. Bunun ne olduğundan emin olmadığım için araştırmaya başladım. Görünüşe göre bir topluluğa girmek için o topluluktan birinin size davet kodu vermesi gerekiyormuş. Bu benim için yolun sonuydu. Benim gibi birinin sınıfımızdan kimseden kod istemesi mümkün değildi.

Ancak bu uygulamanın arkasında neler olduğunu bilmek için can atıyordum. Her gün gördüğüm insanlar kapalı kapılar ardında ne yapıyorlardı? O gördüğüm kız kimdi? Otobüsün yanından geçtiğine göre yakınlardan biri olmalı. O çocuğu hiç gördüğümü hatırlamıyorum. Ama ben zaten kimsenin ismini veya yüzünü aklımda tutmuyorum ki. Ne olursa olsun o kapıların ardına gitmek zorundaydım....

Bununla birlikte BurpSuite, JAD, Xposed, RMS araçlarıyla 2 hafta kadar giriş ekranını geçebilmenin bir yolunu aradım. Ve sonunda bir yol buldum... Geliştiricilerin test aşamasında bıraktığı bir özellik sayesinde belirli bir fiziksel bölgeye kayıtlı okullara ait davet kodlarını döndüren (bunlar community dashboardunda öne çıkarılması için önerilecek herkese açık gruplar olması için planlanmıştı) bir endpoint üzerinden kendi okulumdaki 23 farklı grubun davet kodlarını elde edebilmiştim....

Peki bu grupların ardında ne konuşuluyordu....?

 No.4987

>>4986
yazsana oqlem en önemli yerinde bırakmış sikecem şimdi

 No.4988

File: 1702836943339.jpg (88.6 KB, 750x750, d16da8e4bc49c3a58ed0826148….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>4987
Bölüm 2: Şehre inen tarla faresi
Bir süre ekrandaki kodlarla bakışadurdum. 2 hafta boyunca elde etmeye çalıştığım şeyi elde etmenin gurur bir yana, kapıları hazırlamaya bu kadar yaklaşmış olmam başımdan aşağıya kaynar su dökülürmüşçesine bir korku saldı içime.

Masamın üstündeki şekersiz koladan 2 derin yudum aldıktan sonra kafamda içeri girdikten sonra neler olabileceğini canlandırmaya başladım. 23 davet bağlantısının bir çoğu muhtemelen küçük arkadaş gurupları arasında sır olarak saklanıyordu. Herhangi birine girdiğimde kim olduğumu sormaları muhtemeldi. Her ne kadar da anonim nicklerin ötesine saklanmış olsalar da küçük gruplarda muhtemelen çoğu kişi birbirini tanıyordu.

Gruplara girmeden önce her bir gruba ait bazı bilgileri elde etmem gerekiyordu. Neyse ki uygulamanın grup davet bağlantısını girdikten sonra "Gerçekten Katılmak İstiyor Musun" şeklinde bir mesajı vardı. Bu mesaj gruba verilen ismi, kaç kişinin grupta olduğunu ve oluşturulma adresini gösteriyordu. Bir bir grupların isimlerini incelemeye başladım.

>12-D Çılgınları - 17 üye

>Mezunlar - 28 üye
>WeRock - 8 üye
.
.
.
Grup isimlerini tek tek kaydırırken gözüme sonunda büyük gruplar çarpmaya başlamıştı. Görünüşe bakılırsa okulun tamamını kapsayan kocaman bir grup oluşturmuşlardı.
< ?3£4#3* Fen Lisesi - 760 üye
İşte! Başlangıç noktası için burası iyi olacaktı. Sonuçta bu kadar çok üyenin olduğu bir grupta yeni katılan biri göze batmayacaktı.

Hızlı bir şekilde grup kodunu uygulamaya girdim, gruba katılmadan önce bir profil oluşturmam istenmişti. Bir nick ve profil fotoğrafı seçmem gerekiyordu. Prensip olarak kendimle bağlantılı hiç bir nick kullanmıyordum, bu nedenle malum ve kimsenin anlam veremeyeceği o nicki girmiştim: "s1ch4n". Profil resmi olarak ise masaüstümde senelerdir duran yolda mermiyle öldürülmüş fare resmini yüklemiştim. Ellerim terleyerek "gruba katıl!" butonuna tıkladım....

 No.4989

File: 1702837089190.jpg (168.43 KB, 850x1841, desktop-wallpaper-beautifu….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>4988
Karşıma çıkan arayüzü görünce koladan bir yudum daha almak zorunda kaldım. Bu gerçekti, bu gerçekten de o gün kızın kullandığı uygulamanın arayüzüydü. Midem bulanmaya başlamıştı. Stresimi atmak için en sevdiğim musique concrete parçalarından birini orta seste açtım ve karşıma çıkan uygulamada kanalları gezmeye başladım.

Bir süre mesajları okuyup menüleri inceleyince aslında ana grubun bu olduğu ama kendi içinde bir sürü alt kanallara sahip olduğunu gördüm. Her bir klüp ve sınıf için ayrı alt kanallar açılmıştı ve hepsi bu grubun bir parçasıydı. Görünüşe göre gördüğüm diğer grupların hepsi hipotezimdeki gibi kendi aralarında, herkese açık olmayan şekilde görüşmek isteyen kişilerin kurduğu gruplardı.

Ana gruptaki alt kanallarda kendi sınıfımı buldum. Ve mesajları okumaya başladım. Gördüklerim beni hem irrite etmiş hem de heyecalandırmıştı. Rastgele insanlar, anonim nicklerle "Aslı Günbaşı (?)" yazıp onun hakkında fikirlerini soruyorlardı. Daha sonra o kişi hakkında istenilen her şey yazılıyordu.

Örnek vermek gerekirse
>Aslı Günbaşı (?)
>Offfff götü çok fena
>Kekekeke, geçen gün sınıfta domaldı
>Hadi canım, tam bi fahhişe
>arkadaşımla geçen gün partiden sonra yatmış
>Babası kel ve gavat loooooool
>Dudaklarını nerede yaptırdığını merak ettiğim kişi

Bu... oldukça hoşuma gitmişi. Yüzüme istemsizce bir sırıtma çökmüştü. Beni irrite eden tüm o kızlar, hepsine bu şekilde zarar verebilirdim. Haklarında dedikodular çıkartabilir ve acı çekişini izleyebilirdim. Sonunda benim için intikam vakti gelmişti.

Sınıfımdaki Meryem denen kızın ismini bulmakla başladım, uzun bir paragraf şeklinde ne kadar çirkin olduğu hakkında bir mesaj yazııyordum ki o anda beynimde bir şimşek çaktı. Bu uygulama ne zamandır açıktı? Benim gibi okulda kendi düşüncelerinde kaybolan ve kimseyle konuşmayan biri bu uygulamadan bihaberken bunca zamandır burada yazılanlar kaç kişinin hayatını mahfetmişti? Burada yazdıklarım gerçekten birine zarar vermek için yeterli miydi? Yoksa burası sadece bir kaç internet trolünün kullandığı bir uygulama mıydı? Niçin internette bu uygulama dair başka hiç bir haber bulamıyordum? Gördüğüm o kızın grubunda nasıl öyle vahşice bir şey güvenlik güçlerinin haberi olmadan paylaşılıyordu?

 No.4990

File: 1702837184278.jpg (45.11 KB, 480x615, 19a0c096ba35b22f7562e81274….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>4989
Bütün bunları düşünürken gözüme perdemin hafif aralığından güneş ışığı gelmeye başladı. Lanet olsun... yeni bir sabah gelmişti ve bugün pazartesiydi. 3 saat içinde okula gitmem gerekiyordu. Meryem hakkında yazdığım paragrafı silmek üzereydim ki bu kadar yazdığım için göndermeye karar verdim. Enter tuşuna bastım ve duşa girdim.

Sokak her zamanki gibi sıcak, kuşların ciklemeleri her yerde duyuluyor, kız öğrencilerinin kikirdemesi ve erkek öğrencilerin küfürlü şakaları bu kaldırımda yürürken 4 bir yandan kulağımı dolduruyordu. Otobüs her zamanki gibi geç kalacaktı, bunu bildiğim için acele etmeden yürüyordum. Birbirleriyle öpüşen çiftleri görünce içimden onları nasıl öldürdüğümü hayal ediyordum. Çoğu genç kulaklarında kulaklık takarken ben bütün odağımı önümdeki yola ve çevreye veriyordum. Her zamanki gibi otobüs gelmişti ve ayakta dengede durmaya çalışarak okulun yolunu tutuyordum.

Sınıfa her zaman için ilk gelen ben oluyorum.... Bu kasten yaptığım bir şey değil, otobüsüm o saatte kalkıyor. Çantamı sıraya koyamanın ardından kantine gidip bir çikolata aldım. Daha sonrasında sıramda otururken intihar ettiğimi hayal etmeye başladım. İlk başlarda korktucu bir hayal olan intihar düşünceleri bir süre sonra gerçeklikle baş etmem için bir uyuşturucu olmuştu. Her seferinde öldüğümü hayal ediyordum, bu yaşama biçimim haline gelmişti.

Ne kadar süre geçtiğini bilmiyordum ki, sınıftaki kalabalık artmıştı. Tam o sırada Meryemin sınıfa girdiğini ve telefonunu kurcaladığını gördüm. Yan sınıflardan göbek deliği gözüken gözlüklü ve topuzlu esmer bir kız sınıfa gelip Meryem ile konuşmaya başladı. Olağandışı bir şey olduğunu hissetmemiştim.

1. ve 2. ders bitmişti. Üçüncü derse girmek üzereydik ki aniden sınıf başkanı Berke'nin sınıfı susturduğunu duydum. Ne olduğunu merak ettim ve aniden
"Sizlerle bir şey konuşmamız gerekiyor"
????? ne oluyordu
"Bugün çok üzücü bir olayla karşılaştık. ShareIT sınıf kanalımızda arkadaşımız Meryem hakkında iftiralar atıldı. Bu iftirayı yapan her kimse bu sınıftan olduğuna inanıyoruz. Bunun kötü bir şaka olduğunu varsayacağız, öyleyse bile bu hiç hoş değil. Her kim ki bu yazıyı gönderdiyse bir an önce silmesini temenni ediyoruz. Dördüncü derse kadar yazı gitmemiş olursa otoriteler ile iletişime geçeceğiz"
????????????????????????
Meryemin ağlamaya başladığını gördüm.
Herkes bir anda telefonlarını açıp sınıf kanalına bakmaya başladı.
????????????????????????
Siktir siktir siktir siktir siktir siktir siktir siktir siktir siktir

Terlemeye başlamıştım. Bu sınıftan olduğuna "inandıklarını" söylediler. Bu nasıl mümkün olabilir? Ne yazdığımı hatırlamaya çalıştım
>Geçen gün sınıfta öğle arasında bu orospu bir kızla birlikte öpüşüyordu
Bekle
Evet buydu, mesajı yazarken tamamen dikkatsizliğime gelmişti ve sınıfın içinde olan biri gibi yazmıştım. Sürekli sınıfta nasıl davrandığından bahsetmiştim. Tabi ki de bu sınıftan biri tarafından yazıldığını düşüneceklerdi.

BU KÖTÜ! BU ÇOK KÖTÜ! HEMEN O MESAJI SİLMEK ZORUNDAYIM.

KORKUNÇ BİR HATA YAPMIŞTIM...

 No.4991

File: 1702837261862.jpg (49.28 KB, 735x712, 1a0b0b9b23e60eb2efad5ca132….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>4990
Ama ben telefon taşımıyorum. ShareIT uygulamasını evdeki NoxPlayer emulatöre indirmiştim. Akıllı telefonum bile yok benim. Dördüncü derse kadar silmezsem otoritelerle iletişme geçeceklerini söylediler...

Sakinliğimi korumaya çalıştım. Uygulamayı kullanırken GuerillaMail üzerinden kayıt yapmıştım, bütün ortam değişkenleri rastgele ayarlanmıştı, NextDNS ve DoH kullanıyordum, ayrıca sürekli olarak IP adresim gizliydi. Beni bulmalarına imkan yoktu. Peki ya mesaj içeriği? Yazdığım bir şey kimliğimi ele verebilir miydi?

Bu düşüncelerin arasındayken üçüncü ders başlamıştı. Okulu bırakıp gitmem mümkün değildi, bu onu yazanın ben olduğuma dair bas bas bağırmak olurdu. Mesajı yazarken söylediğim şeylerin çoğu abartılmış / değiştirilmiş gerçek hayat olaylarıydı. Bunlara şahit olduğum farkedilirse ne yapacaktım? O zaman yazanın ben olduğu belli olurdu.

Üçüncü sınıfın tenefüsü çoktan gelmişti. Bu da sadece bir derslik vaktim olduğu anlamına geliyordu. Lütfen birileri yardım etsin....!

Oturduğum yerde beklemek dışında elimden gelen bir şey yoktu. Dördüncü dersin bitmesinin ardından sınıf başkanının yine herkesin dikkatini topladığını gördüm.

"İşbirliği yapıp mesajı sildiğiniz için teşekkür ederim."
??????????????
Bu da neydi? Mesaj silinmiş miydi? Ama nasıl? ShareIT uygulaması bu tür mesajların hiç birini kaldırmıyordu. Topluluk moderatörleri de buna her zaman için izin veriyordu. Bu kim olabilirdi?????????

 No.5001

>>4991
devamını yolla anon

 No.5002

File: 1703012952835.png (3.09 MB, 1920x1481, 3127f5b1a4dea8b065545b2029….png) ImgOps Google iqdb

>>5001
Bölüm 3: sisin ardındaki kız
Tehlikenin geçmesinin verdiği anlık rahatlama ile elim ayağım boşalmıştı. Kollarımı hissetmiyordum. Bir kaç saniye derin nefes aldıktan sonra olanları analiz etmeye başladım.

Benim müdehalem olmadan mesajım niçin silinmişti? Öncelikle bunun bir moderatör tarafından yapılmış olabileceğini düşündüm. Ancak onca mesaj varken benimkini niçin silsinler ki? Bu hiç mantıklı değildi. Daha sonra uygulamanın bir şekilde early 404 uygulamış olabildiğini düşündüm. Belki de yeni katılımcılardan onay maili olmadan veya belli bir süre doldurmadan gönderilen mesajları otomatik olarak siliyorlardı? Bu alışılmışın dışında bir şey değildi.

Eve gitmeyi sabırsızlıkla bekliyordum. Günün nasıl geçtiğini bilmiyorum. Kendi kendime haftalık dergideki satranç bulmacalarını çözüyordum. Son ders olduğunu fark ettiğimde aceleyle hazırlandım ve otobüs durağına gittim. Otobüsü beklerken o kadar çok sabırsızlanmıştım ki ilk defa etrafımı seyretmeyip önüme odaklanmıştım.

Otobüs geldi ve oturdum, acaba sebep neydi? Eve gidip öğrenmek zorundaydım. Evimin önünde indim ve koşarak binaya girdim. Merdivenleri çıkıp zili arka arkaya 3 defa çaldım. Annem sinirli bir ifadeyle kapıyı açtı ancak hiç aldırış etmeden odama gittim.

Bilgisayarın açılmasını beklerken üstümü değiştirdim ve şifremi girdim. Uygulamayı açtım, ve mesaj kutumdaki bildirim işaretini gördüm. ?????

Mesaj kutuma girdim ve mesajı okumaya başladım
"bugun senin kicini kurtardim, ha? :))"

atan kisinin profiline baktım, profil resminde tatlı bir çizgi film karakteri vardı ve nick olarak "zeosss" ismini kullanıyordu. online oldugunu gorunce "neden bahsediyorsun?" diye bir mesaj attim.

cevap olarak,

"ahahhaha attigin mesajin sana dair bir suru ipucuya sahip oldugunu farketmene ragmen nicin silmedin?"
"yoksa seni bulmalarini mi umuyordun?"
"ancak durumun bu olmadigini anlamam uzun surmedi"
"seni uzun suredir izliyordum"
"davranislarnin nasil oldugunu biliyorum :)"
"ne zaman stresli olsan sag bas parmagini tutuyorsun"
"bu sekilde hesabin sana ait oldugunu anladim"
"sanslisin ki moderatorlerden biri yakin arkadasim"
"bana artik borclusun"

yazmıştı. Stres olmuştum. Bu kişi de kimdi ve neden bahsediyordu.

"beni uzun süredir izliyorsun da ne demek oluyor?" diye sordum.

"senden hoslaniyorum biraz" diye cevap verdi.

???????????

Bir kaç dakika donduktan sonra derin bir nefes aldım. Bir kız benden hoşlanıyor muydu yani? Kalbim hızlı hızlı atmaya başlamıştı. Yatağıma gidip uzandım, hayal kurmak üzereydim ki dolabıma astığım postere gözüm takıldı. "Üstadlar" dediğim bu saçma mizah malzemesi koleksiyon benim için hayatımın bi parçası haline gelmişti. Üstünde çeşitli katillerin, yazarların, tarihçilerin resimleri vardı. Sadece gülmek için astığım bu poster aklımda bir şimşek çaktırmıştı.

>senden hoşlanıyorum

Bu
Mümkün
Değildi.
Bu mümkün değildi. Az kalsın kim olduğumu unutuyordum. Ben her zaman için bir hiç oldum. Kimseyle konuşmadım, kimseyle yakınlaşmadım, gün içinde çoğu kişiye baksam da hiç biriyle göz göze gelmedim. Benim gibi antisoysal ve çirkin birinden hoşlanılması mı, mümkün değildi? Ayrıca sağ başparmağımı mı tutuyorum? Bu sadece dün sinirle duvarı yumrukaldığım için oluşan bir eklem ağrısıydı.

 No.5003

File: 1703013022763.jpg (41.99 KB, 736x486, 8e447479739b113339f97d5700….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>5002
Tabi ya, benden hoşlanılması mümkün değildi. Bu kim olursa olsun, sınıftan kimsenin ismini bilmesem de hiç birinin benim gibi birinden hoşlanacak kadar acınası olduğunu düşünmüyordum. Peki bu kişi niçin bana saplantılı ve benden hoşlanan biri gibi davranıyordu? İlk başta bana niçin yardım etti ki? Ayrıca beni gördüğüne göre sınıftan biri olmak zorundaydı. Bütün bunların anlamı neydi? O kadar kişi arasında nasıl oldu da benim olduğumu fark etti? Bu yoksa mesaj içeriğinden elde edilen bir tahmin miydi?

Bu doğru, her ne kadar gerilmiş olsam da ben duygularımı saklamak konusunda bir uzman sayılırım. Okulda defalarca kez hıçkırıklara boğulmak istesem de bu dürtüye karşı savaşabilmiştim. Bu her kimse mesajı atanın ben, gerçek kimliğimle ben, olduğunu tahmin ediyor ve daha fazla ipucu arıyordu.

Ben bunları düşünürken bir bildirim sesi daha duydum, bu seferki tony montana profil resimli biriydi, "bu epikti dostum, mesajı silmeseydin daha da epik olacaktı! o orospunun nasıl ağladığını gördün mü hahahahah".

Anlaşılan o ki nickimi hatırlayan başkaları da vardı. Bana ilk yazan kızdan bir mesaj daha almıştım, "hadi ama beni gormezden gelme. bu seninle tanismak icin ilk firsatim. ben sana bir iyilik yaptım ve sen de bana bir iyilik yapacaksın".

Tümdengelim yönetimin kullanarak olayı analiz ettim. Düşündüm ki, bana yardım eden kız her kimse, bunu benim gerçek kimliğimi doğrulamak için yaptığıydı. Basit bir test yapıyordu ben olup olmadığını anlamak için.

Bunu yapan her kimse muhtemelen sınıftaki çogu kişinin hesabını biliyordu. Yani entropi onun yanındaydı. Eğer kimliğimi açık etseydim bu benim için yolun sonu olurdu, ancak eğer şimdi hesabımı sileydim bu sefer de bana gerçek kimliğimle seslendiği için tırstığımı düşünebilirlerdi. Her iki türlü de bu huzurlu okul hayatımı etkiliyordu. Ben de üçüncü seçeneği seçtim.

Sınıfımdaki, hayır okulumdaki 10larca kız için de benzer şeyler yazacaktım. Bu şekilde kurdukları tuzağın hiç bir amacı kalmayacaktı. Her bir silinen mesajım içini 3 mesaj daha atacaktım. Bu şekilde herkese aynı mesajı verecektim, "sizden korkmuyorum". Ve bu şekilde beni kandırmaya çalışan o fahişeye de zor bir zaman yaşatacaktım. Herkes normalde hiç kılını kıpırdatmayan moderatörlerin mesajımı sildiğini fark edecekti.

 No.5004

File: 1703013066195.jpg (198.06 KB, 1279x2080, 813fd7fcd1ad538451de7400ff….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>5003
İki seçenek vardı, ya mesajlarımı silmeye devam ederlerdi ve dikkatleri üstlerine çekerlerdi.
ya da bir daha mesajlarımı silmezlerdi ve ben de neden Meryem hakkındaki bu mesajın silindiğine dair dedikoduları yayardım. Her iki türlü de bu kazanmamın tek yoluydu.

Ancak bunu rastgele yapmamam gerekiyordu. Shellcode kullanarak tenefüs saatlerinde mesaj yazacak bir sistem hazırladım. Bu şekilde ben telefonuma ellemesem dahi mesajlar atılacaktı. Ancak bir şekilde mesajları durdurmak veya silmek için mekanizmaya ihtiyacım vardı. Telefon olarak eski model tuşlu bir tane kullandığım için uzaktan müdahale kolay değildi.

Neyse ki SIM300 GSM Modem vardı evde. Bunu sulama sistemleri ve otamasyon için kullanırken bu sefer bilgisayarı kontrol için kullanacaktım. AT89S52 üzerinden bilgisayara komut gönderip mesaj silme, erken mesaj atma gibi bir kaç özellik ekledim. Bu sayede artık her şey hazırdı.

Yakalanmadan bu uygulamanın ötesinde nelerin döndüğünü, kimin niçin benim gibi birine böyle bir tuzak kurduğunu anlamam gerekiyordu. Bunun basit bir öğrenci zorbalamasının ötesinde olduğunu düşünüyordum. Muhtemelen eğer şimdi teslim olursam o çocuk gibi tehdit edilecek ve dövülecektim. Peki bunun hepsinin ardında yatan güç neydi?

 No.5005

anon devam

 No.5006

>>5005
ilgin için teşekkürler anon ancak bugün yazabileceğimi sanmıyorum, belki yarın. geribildirim varsa verebilirsin

 No.5029

>>5006
de haydi anon mahvettin bizi

 No.5030

File: 1703792322216.jpg (51.73 KB, 736x1632, 1c3989c34d56cc0579ec321ac7….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>5004
Bölüm 4: bunlar kimin gözleri
Ertesi gün okula endişeli ama kendimden emin bir şekilde yola çıktım. Sonuçta bütün plan elimdeydi. Ben olduğumu yakalayamazlardı. Üstüme çekilen bütün dikkatleri dağıtacaktım. Ben okulda testlerimi çözerken bir yandan arkadan paylaşımlar devam edecekti. Hiç bir şey yanlış gidemezdi.

Bu düşünceler ile otobüse bindim ve pencereden dışarısını seyretmeye başladım. Eğer işler yanlış giderse diye acil durum çağrılarım da hazırdı.

Okula vardığımda her şey her zamanki gibi gidiyordu. Birinci derse 5 dakika kala ilk paylaşımın yapılmış olduğunu tahmin etmiştim. Her şey normaldi. İkinci ders bitmişti, kimseden ses seda yoktu. Üçüncü ders de aynı şekildeydi.

Dördüncü ders bitmişti ki bir anda sınıfın içine daha önce hiç görmediğim, uzun saçlı, burun piercingine sahip benden yaşça büyük olduğu belli olan bi çocuk girdi. Bu tür tehlikeli tiplerle muhattap olmayı sevmem. Önümdeki sıraya bakarken bana doğru yaklaştığını farkettim. Sırama geldi ve sıramı tekmeledi.

Kafamı sakince çevirdim ve karşımda bana öfkelice baktığını gördüm. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordum ki sınıfa ardından mor saçlı, kısa etek giymiş bir kız geldi. Çocuk bağırarak "Sen ne sikim yediğini sanıyorsun lan!" diye bağırdı.

?????

Oturduğum yerden kalktım, bir hiç olduğumu unutmamam gerekiyor. Beni başkasıyla karıştırmış olsa gerek diye düşündüm. Sakince "bana mı seslendin?" diye sordum. Çocuk bağırarak, bu mesajı atan sen olduğuna göre evet dedi.

Telefonunda kız arkadaşı hakkında atılan bir mesaj gösterdi. Bu çok kötüydü, bütün sınıfın dikkati üzerimdeydi. Kızın kim olduğunu bile tanımıyordum. Eğer bu iddiası yayılırsa dünkü mesajın da bana ait olduğu düşünülürdü ve okul hayatım pratik olarak biterdi.

Bir an önce "benim yanımda telefonum bile yok!" demek istedim. Ancak bunun kötü bir fikir olduğunu düşündüm. Sonuçta mesajın tam olarak ne zaman atıldığına dair bir fikrim olmaması gerekiyordu. Bu mesajı ilk defa görüyorum diye yanıtladım.

Zırvalamayı kes diye yanıtladı çocuk, yakamı tutmuştu. Sen olduğunu biliyorum dedi sakince.

Kız arkadaşının ismini bile bilmiyorum, söyle demiştim. Bana bağırarak rol yapmayı kes ismi Zeynep Elden demişti.

Niçin benim olduğumu düşünüyorsun diye sordum.

Hesabını kullanırken seni arkadaşlarım bu sabah görmüş diye yanıtladı.
???????

Ha arkadaşları mı beni yakalamış? İyi de benim telefonum yok ki, evdeki bilgisayarım dışında herhangi bir teknolojik alet kullanmıyordum. O anda durumun farkına vardım.

 No.5031

File: 1703792356922.jpg (122.67 KB, 736x981, 5c1edd245420e4c180dcb662d4….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>5030
Eğer mesajları spamlamaya devam edersem kazanacağımı sanmıştım. Ancak bu daha büyük bir tuzaktı. Ben kelimenin tam anlamıyla bir bataklığın içindeydim. Zaten beni tuzaklarına almış olmalılardı. Eğer mesaj atmayı kessem bu sefer kimliğime dair ipucu vermiş olacaktım ve eninde sonunda benim üstüme üşüşeceklerdi, devam ettiğim için de bu sefer böyle toplu bir infaz ile beni suçlu ilan edeceklerdi.

Sınıfta benim için konuşacak veya beni koruyacak kimse yoktu. Bu nedenle kendi kendime konuşmak zorundaydım. Hızlı düşünmeliydim. Etrafıma bakındım. Sınıf başkanımız Berke denen piçin bu fırsatı hocalara karşı kendini iyi göstermek için kullanacağını bildiğim için yarıda kesilecek bir kavga oluşturmak zorundaydım. Zaten bu tür bir piçe karşı kavga edebilecek bir kondisyonda değildim.

O zaman arkadaşların seni iyi keklemişler diye yanıt verdim. Emin olmadan niçin hırlıyorsun seni kuduz köpek diye sertçe çıkıştım. Hızlı bir şekilde yakamı tutan elini çekip kendisini ittim. Aniden Berke'nin araya girmesiyle kavga yarıda kesilmişti. Çocuk sınıftan çıkarken bana tehditler savurmaya devam ediyordu.

Sınıfta durmak beni daha da strese sokacaktı, sınıftan çıktım ve kafeteryaya gittim. Oturup bir şeyler düşünmem gerekiyordu.

Bu niçin yaşanmıştı? Neden durduk yere beni hedef gösterdiler? Bu teslim olmam için bir akıl oyunu muydu? Veya buna gerek var mıydı? Bunu sadece eğlenmek ve birilerini dövmek için mi yapıyorlardı? Cevaplara ihtiyacım vardı.

Okuldan bu bahaneyle erken çıktım, direkt olarak eve gittim. Bilgisayarı açtım. Sonunda ilk gün edindiğim güvnenlik açığını kullanma vaktiydi. Gece yarısına kadar bir kaç tane scraping bot hazırladım, kiraladığım VPS'lere perlr kodunu yapıştırdıktan sonra saat tam olarak 03.00 olduğunda aynı anda bütün odadaki bütnü konuşmaları ve resimleri loglayacak ve indirecek bir script yazdım.

Bilgisayar başında tedirgin bir şekilde beklerken saatin 3'e geldiğini gördüm. Aynı anda bütün mesajlar inerken sadece izliyordum. Hesaplarım odalara giriyordu, indiriyordu ve çıkıyordu. Sessiz bir operasyon olacaktı. Peki benim görevim ne miydi? İlk gün gördüğüm o çocuğu döven kızın grubunu bulmak ve durumu çözmekti. Bu kişiler kimdi ve amaçları neydi?

Tek tek resimlere bakarken çeşitli ilginç şeyler gördüm, kimillerinin çıplak resimlerini, kimilerinin sigara içerkenki fotoğrafını ve ucuz mizah resimleri... Tek tek bakarken yanlışlıkla geçtiğim bir resime geri döndüm.

BU RESİM OYDU.

Sonunda kuyruklarını yakalamıştım. Chat loglarına hızlıca bakmaya başladım. 14 kişiden oluşan bu küçük grup gerçekten de birinin hayatını karartmaya çalışıyorlardı. Chat loglarını sabaha kadar okudum. Özet olarak yazmak gerekirse:

 No.5032

File: 1703792473156.jpg (166.39 KB, 736x1252, be741c372a4dad02653ae1873c….jpg) ImgOps Exif Google iqdb

>>5031
Bu 14 kişilik grup büyük "Altın Çağ" isimli organizasyonun bir parçası.
Altın Çağ organizasyonunun kim tarafından oluşturulduğu bilinmiyor ama bilinen tek şey liderlerinin o organizasyon tarafından atanmış olması.
Amaçları liselilerin hayatlarını karartmak.
Muhtemelen zorbalayıp ailelerinden kopardıkları bu çocukları uyuşturucu satışı veya hırsızlık gibi karanlık emellerde kullanıyorlar.
ShareIT uygulaması üzerinde kurdukları bu sistem sayesinde insanları kötü mesajlar yazmaya teşvik edip sonra bunlarla tehdit ediyorlar.
Kurbanlarına karşı uyguladıkları yöntem basit, oltalama yöntemi ile kurbanlarını ya kendilerine arkadaşmış gibi yaklaşıp daha sonra bile bile onlara kötü işler yaptırıp tehdit ediyorlar.


Ama burada hala bir eksik var. Kullandıkları yöntem oltalama olsa da bu mesajı yazan kişinin ben olduğunu nereden biliyorlardı? Daha doğrusu neden kanıtları olmadan beni suçlamaya kalktılar? Bu konunun benimle ne alakası vardı? Bütün bunları düşünürken çoktan sabah olmuştu.

O anda aklıma şu fikir geldi: belki de sınıftaki herkes bu işin bir parçasıydı? Sınıftaki herkesi hesabını bildiklerinden dolayı bu açılan yeni hesabın bana ait olduğunu düşünüyorlardı. Belki de diğer herkes Altın Çağ denen bu grubun varlığından haberdardı. Belki de bu nedenle mesajı yazanın ben olmamı istiyorlardı. Bu nedenle üzerime çeşitli yollarla gelmek istiyorlardı? Belki de çok fazla düşünüyordum.

Bütün bu düşünceler ile okula gitmek istemedim, ancak devamsızlık fazla yaparsam mezun olamayacağımı bildiğim için gitmek zorunda kalacaktım.....

Gerçekten sınıftaki herkes birbirini tanıyor ve bunun bir tuzak olduğunu biliyorsa bu demek oluyor ki kendimi çoktan açık ettim.

Düşününce tek mantıklı açıklama buydu. Herkes bu tür şeyler yazmaması gerektiğini biliyordu. Bu nedenle daha önce hiç kayıt olmayan biri kayıt olduğunda ve bu şekilde kendini açık ettiğinde bu ya daha önce kayıtlı birinin ikinci hesabı olacaktı ya da yeni kayıt bir hesap olacaktı. Eğer gerçekten herkes bu grubun bir parçası olmasa da varlığından haberdar ise muhtemelen 2. seçenek gerçekleşmişti. Ve çoktan bunun ben olduğumu biliyorlardı ve üstüme gelmeye başlayacaklardı. İlk günkü kız da bu nedenle mi bu sınıftan olduğumu düşünmüştü?

 No.5165

>>5032
baba devamı nerde baba

 No.5175

>>5165
siteye ddos saldırısı olduğu için yazmayı bıraktım şimdi de aklımdaki fikirler nelerdi unuttum o yüzden hikaye sanırım burada bitiyor :(

 No.5177

File: 1709044590941.gif (867.29 KB, 498x364, AAAAAAAAAAAAAAAAAA.gif) ImgOps Google iqdb

>>5175
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

 No.5183

>>5175
uLaaaa yoksa bu yazdıklarının hepsi ziHHinmiydi waaxxxxxx



[Return][Go to top] [Catalog] [Post a Reply]
Delete Post [ ]
[ hepsi ] [ comfy / a / v ] [ tek / kultur ] [ b / hell / int ] [ meta ]